<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>VIVE la NOUVELLE VAGUE!</title>
	<atom:link href="http://muratelgin.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://muratelgin.wordpress.com</link>
	<description>&#34;Human life must be some kind of mistake.&#34; - A. Schopenhauer</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Dec 2011 13:26:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='muratelgin.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://1.gravatar.com/blavatar/178a83fa3528464aee1d7a602210d047?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>VIVE la NOUVELLE VAGUE!</title>
		<link>http://muratelgin.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://muratelgin.wordpress.com/osd.xml" title="VIVE la NOUVELLE VAGUE!" />
	<atom:link rel='hub' href='http://muratelgin.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>&#8220;Bir Zamanlar Anadolu&#8217;da&#8221;</title>
		<link>http://muratelgin.wordpress.com/2011/11/12/bir-zamanlar-anadoluda/</link>
		<comments>http://muratelgin.wordpress.com/2011/11/12/bir-zamanlar-anadoluda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Nov 2011 16:31:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muratelgin.wordpress.com/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[Enfes açılış sekansı ve jeneriğin ardından, film boyunca defalarca kez tekrarlanacak olan manzara karşılıyor bizi: Bozkırın orta yerinde, üç araba dolusu insan karanlığı yararak ilerliyor. Onca insanı bir araya getiren şey ise bir cinayet… Başlarda her şey normal. Öyle ki; konuşmaya değer buldukları tek mesele manda yoğurdu. Ama zaman ilerliyor, ceset bir türlü bulunamıyor ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=5&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify">
<p>Enfes açılış sekansı ve jeneriğin ardından, film boyunca defalarca kez tekrarlanacak olan manzara karşılıyor bizi: Bozkırın orta yerinde, üç araba dolusu insan karanlığı yararak ilerliyor. Onca insanı bir araya getiren şey ise bir cinayet… Başlarda her şey normal. Öyle ki; konuşmaya değer buldukları tek mesele manda yoğurdu. Ama zaman ilerliyor, ceset bir türlü bulunamıyor ve pamuk ipliğine bağlı karakterler yavaş yavaş raydan çıkmaya başlıyorlar.   <span id="more-5"></span></p>
<p>Karakterlerin hepsi yalnız. Anadolu’nun keskin yalnızlığı üzerlerine sinmiş adeta. (Filmin geçtiği Kırıkkale ilçesinin adı da Keskin.) Beri yandan hepsinin gizlemeye çalıştıkları yaraları var. Üstesinden gelmeyi pek beceremeseler de bir şekilde hayatlarına devam ediyorlar. İşlerini bitirip bir an önce gündelik rutinlerine dönme gayretleri bu yüzden. Tabi mümkünse fazla “evrak işi” de çıkmasın! (Bakınız; kilometre hesabı yapan jandarma komutanı.) Aralarında en soğukkanlısı gibi görünen doktor bile filmin sonunda gerçek ölüm nedenini gizleme ihtiyacı hissediyor mesela… Hikayeye dolaylı yoldan dahil olan muhtar ve otopsi doktorunun da bir farkı yok. Birinin tek derdi köye morg yaptırmakken, diğeri eski model alet edevattan yakınıyor. Yani ortada bir cinayet varmış, kimsenin umrunda değil. Asıl mesele meçhule doğru uzayan yolculuğun bizzat kendisi… Geceyi geçirmek, biraz olsun toparlanabilmek umuduyla sığınılan köy de işe yaramıyor. Gaz lambasının aydınlattığı muhtarın güzel kızının çehresi, tokat gibi iniyor yüzlerine. Nitekim kırılma anları da bu noktaya tekabül ediyor. (Katilin bütün gece ekipleri oyaladıktan sonra vicdana gelip olay yerini itiraf etmesini bu şekilde okuyabiliriz.) Bu sahnenin bir başka önemi daha var. Film, erkek egemen bir hikayeye sahip olsa da, tüm meselelerin özünde kadınlar yatıyor aslında. Doktor karısından ayrılmış, savcının karısı ölmüş, Naci komiserin sıkıntılı bir evliliği var, ve en nihayetinde cinayetin ucu da bir şekilde kadın meselesinde düğümleniyor. İşte alttan alta işlenen kadın figürü ilk kez bu sahnede vücut buluyor.</p>
<p>Hikayenin detaylarını irdeledikten sonra gelelim şu meşhur diyalog meselesine… Nuri Bilge Ceylan filmleri genellikle 1 ila 3 kişiyi merkeze alır. Burada ise sayı 6-7′yi (yan karakterlerle beraber 10′dan fazla) buluyor.  Bu durum dolaylı olarak hikayenin daha katmanlı ve -görece- daha konuşkan olmasını beraberinde getiriyor. “Bir Zamanlar Anadolu’da”yı diğer Nuri Bilge filmlerinden ayıran başlıca özellik bu. Ama sakın yanlış anlaşılmasın. Çok konuşan bir film değil karşımızdaki. Diyaloglar, bahsini ettiğim katmanları incelikli bir şekilde açmaya yarıyor “sadece”. Ercan Kesal – Ebru Ceylan – Nuri Bilge Ceylan senaryo üçlüsünün başarısı da burada yatıyor. Hele diyalog meselesinin kendileri için yepyeni bir serüven olduğunu düşünürsek…</p>
<p>Hazır söz açılmışken, “Diyalog yazmakta ne var?” sorusuna da açıklık getirmek isterim. Diyalog yazmakta çok şey var!.. Her şey güllük gülistanlık giderken, iş konuşmaya gelince bir çuval inciri berbat eden dünya kadar film var. Bu durum özellikle yeni sinemacıların ve haliyle kısa filmlerin en büyük dertlerinden biridir. Çünkü filmlerde karakterler değil, senaristler konuşur. Hal böyle olunca; ağdalı, gerçeklikten uzak, kör gözüm parmağına diyaloglar çıkar ortaya. Sonra seyreyleyin cümbüşü.</p>
</div>
<br />Filed under: <a href='http://muratelgin.wordpress.com/category/sinema-yazilari/'>Sinema Yazıları</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/muratelgin.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/muratelgin.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/muratelgin.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/muratelgin.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/muratelgin.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/muratelgin.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/muratelgin.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/muratelgin.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/muratelgin.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/muratelgin.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/muratelgin.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/muratelgin.wordpress.com/5/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/muratelgin.wordpress.com/5/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/muratelgin.wordpress.com/5/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=5&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muratelgin.wordpress.com/2011/11/12/bir-zamanlar-anadoluda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36df57a40d4172a6cb663051930c9200?s=96&#38;d=&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">muratelgin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gecenin 2&#8242;si</title>
		<link>http://muratelgin.wordpress.com/2011/06/01/gecenin-2si/</link>
		<comments>http://muratelgin.wordpress.com/2011/06/01/gecenin-2si/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 17:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayelerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muratelgin.wordpress.com/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Televizyonda, herkesin hep bir ağızdan konuşup kimsenin hiçbir şey söylemediği siyasi-tartışma programlarından biri dönüyor. Hani ismi üçüncü sınıf Amerikan gerilim filmlerini andıranlardan. Siyaset Arenası, Politikanın Nabzı, ya da onun gibi bir şey. Takım elbiseli adamlar, üzeri cam kaplı bumerang şeklindeki masanın etrafında oturmuşlar. Sunucu herif ortalarında. Adam bir yandan kamerayı süzüp, diğer yandan ortalığı sakinleştirmeye [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=41&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify">
<p>Televizyonda, herkesin hep bir ağızdan konuşup kimsenin hiçbir şey söylemediği siyasi-tartışma programlarından biri dönüyor. Hani ismi üçüncü sınıf Amerikan gerilim filmlerini andıranlardan. Siyaset Arenası, Politikanın Nabzı, ya da onun gibi bir şey. Takım elbiseli adamlar, üzeri cam kaplı bumerang şeklindeki masanın etrafında oturmuşlar. Sunucu herif ortalarında. Adam bir yandan kamerayı süzüp, diğer yandan ortalığı sakinleştirmeye çalışıyor. Kafasını sağa sola çevirdikçe yarım kutu jöleyle yıkanmış saçları spotlar altında parıldıyor.   <span id="more-41"></span></p>
<p>Bu sırada mutfaktayım&#8230; Çıt! Isıtıcının mandalı suyun kaynadığını söylüyor. Aynı anda aletin kırmızı ışığı sönüyor. Kaynayan suyu içinde kahve olan kupaya boşaltıp karıştırıyorum. Sütsüz ve şekersiz. Gerçek kahve.</p>
<p>Adamlardan biri “Yalan söylüyorsunuz,” diyor. Diğeri masaya yumruğunu vurup “Ahlaksızlık yapıyorsunuz,” diye devam ediyor. İyice yakından bakarsanız sunucu herifin alnından düşen ter damlalarını ve yüzündeki acınası çaresizliği görebilirsiniz.</p>
<p>Kahveyi, biraz soğuması için orta sehpanın üzerinde bekletiyorum. Kupanın yanında içi içi izmarit dolu bir kültablası duruyor. Onun yanında da sigara paketi var. Ama paketin içinde tek bir dal dahi sigara olmadığını, ancak elimi pakete attığımda farkediyorum&#8230;</p>
<p>* * *</p>
<p>Evim ana caddenin alt sokağında. Caddenin birkaç sokak ötesinde ise bir benzinlik var. Gecenin 2’sinde sigara bulabileceğim tek yer orası. Aynı durum daha önce birkaç kez daha başıma geldiği için antrenmanlı sayılırım&#8230; Etrafa biraz bakındıktan sonra elimde iki paket cipsle kasaya yöneliyorum. Kasadaki yaşlı adama cipsleri uzatıp içtiğim sigaranın markasını söylüyorum. Yaşlı adam, cipsleri ve sigarayı elektronik cihaza okutup torbaya koyuyor. Hareketleri ağır. Torbayı uzatıyor. Parayı uzatıyorum.</p>
<p>Eve kadar bir sigara tüttürmelik vaktim var. Paketten bir dal çıkarıp yakıyorum. Hava serin. Üzerimde eşofman altı ve ince sayılabilecek bir tişört var. Biraz üşüdüm ama hafif üşümek insanı kendine getiriyor&#8230; Caddeden tek tük birkaç araba geçiyor. Geçenler daha ziyade taksi veya dolmuşlar. Sokak lambalarının loş ışığı kendince yolu aydınlatıyor. Kepenkleri kapatan dükkanların önleri ise zifir karanlık. Tek renk, binalardaki alarm sistemlerinden çıkan yanıp sönen mavi sinyal ışığı.</p>
<p>Karanlığın içinden bir ses duyuyorum. Kafamı çevirdiğimde bir polis arabası, ve arabanın camından kafasını uzatan bir polisle göz göze geliyorum. Polis, “Birader, buraya bak,” diyor. Sigaramı istemsizce yere atıp ayakkabımın altında eziyorum. Polise doğru bir-iki adım atıyorum.</p>
<p>Sürücü koltuğunda olan “Ne yapıyorsun bu saatte?” diye soruyor.</p>
<p>Elimdeki poşeti gösterip marketten döndüğümü söylüyorum.</p>
<p>“Kimliğini göster hele.”</p>
<p>Kimliğim yanımda değil elbette. Yakındaki bir yere giderken kimliğimi neden yanıma alayım ki?</p>
<p>Polis diretiyor. Ama yapabileceğim bir şey yok&#8230; Nereden aklıma estiyse, ona, benimle eve kadar gelebileceğini ve ancak o şekilde kimliğimi gösterebileceğimi söylüyorum. Adam, yanındaki arkadaşına dönüp bir şeyler fısıldıyor. Sonra sırıtarak bana dönüyor ve ikisi birden arabalarından iniyorlar.</p>
<p>* * *</p>
<p>Eve geldiğimizde adamlara kapıda beklemelerini istiyorum. Böylece ben de gidip kimliğimi getirebilirim&#8230; Çantadaki cüzdanımdan kimliğimi çıkarttıktan sonra tekrar içeri geçiyorum. Karşılaşmayı beklediğim manzaranın bu olmadığına eminim. İki polis kapı ağzında az önce aldığım torbayı karıştırıyorlar. Kapı kapalı. Duraksıyorum ama sesimi çıkartmıyorum.</p>
<p>“Buyrun, kimliğim.”</p>
<p>Polislerden biri kimliği alıp kenara fırlatıyor. Yakın bir arkadaşıymışım gibi kolunu omzuma atıp beni salona sürüklüyor.</p>
<p>Üçlü koltuğun ortasında oturuyorum. Sanki sorgudaymışım gibi. Polisler ise tam karşımdaki tekli koltuklara bırakıyorlar kendilerini. Aramızda orta sehpası var. Hani üzerinde içi boş sigara paketi olan. Gecenin bir vakti sokağa çıkmama neden olan o içi boş sigara paketi.</p>
<p>“Biraz sohbet edelim,” diyor polis. Suratında pis bir sırıtış var. Konuşurken cips kırıntılarını ertafa saçıyor. Oturduğu koltuğu yağlı ellerine peçete olarak kullanıyor.</p>
<p>“Hadi anlat bakalım,” diyor diğeri. Televiyonu açıyor bir yandan da. İnanmayacaksınız, tartışma programı hala devam ediyor. Ve yine inanmayacaksınız, hala konuklar birbirlerini yemeye ve sunucu herif onları ayırmaya çabalıyor.</p>
<p>“Ne anlatayım, anlayamadım?”</p>
<p>Birbirlerine bakıp kahkaha atıyorlar. Biri parmağını uzatıyor. Parmağı televizyonu gösteriyor. “Bunu mu izliyordun?” diye soruyor. Bahsettiği şey tartışma programı. Ağzımı açmaya fırsat vermeden devam ediyor; “Kafanı takma siyaset miyaset işlerine, siktir et.” Adam daha sonra kanallarını gezmeye başlıyor. Akşamdan sarkan program veya diziler dışında bütün kanallarda gündüz kuşaklarının tekrarları başlamış.</p>
<p>Polislerden iri yarı olanı cipsi yemeyi bırakıp paketi sehpaya koyuyor. Parmak uçlarını yalayıp temizliyor. Sonra sırayla eli ağzını, koltuğun kumaşı ise elini siliyor. Ve tüm bunları yaparken gözlerini gözlerimden ayırmıyor… Kanalları karıştıran adam televizyonu kapatıyor ve o anda oda sessizliğe gömülüyor.</p>
<p>Polisler birbirlerine işaret edip yerlerinden kalkıyorlar. Boş bulunup, “Nereye gidiyorsunuz?” diye soruyorum. Sanki gitmelerini değil de yanımda kalmalarını istiyormuşum gibi&#8230; İri kıyım olan bana dönüp “Etrafa bakınsak sorun olmaz heralde,” diyor. Sesindeki alayı anlayabilmek için çaba harcamaya gerek yok. Ve dönüp gidiyorlar&#8230; Evden değil tabi, odaları aramaya.</p>
<p>Onlar odaları ararken pantolonumdaki şişkinliği farkediyorum. Elimle pantolonun cebini yokluyorum ve telefonumun orada olduğunu farkediyorum. Apar topar telefonu cebimden çıkarıp son arananlardaki ilk numarayı çeviriyorum. Kimi aradığımın farkında değilim. Çıkan kişiye ne söyleyeceğim dair en ufak bir fikrim yok. Tek yaptığım can havliyle telefona sarılmak.</p>
<p>Çalıyor.</p>
<p>Çalıyor. Ve polislerden birinin bana seslendiğini duyuyorum.</p>
<p>Çalıyor. Ve polislerden birinin koridordaki ayak seslerini duyuyorum.</p>
<p>Biraz daha beklersem adamla göz göze gelecceğiz. Telefonu hızla kapatıp bacağımın altına saklıyorum. Polis salona geliyor.</p>
<p>“Gel buraya diyoruz, niye ses vermiyorsun lan!”</p>
<p>“Du – duymadım,” diyorum kekeleyerek, “özür dilerim.”</p>
<p>Tam beni niye çağırdığını söyleyecekken telefonum çalmaya başlıyor&#8230; Oyunun sonu. Polis telefonu açacak ve onlar içerdeyken ne yaptığımı öğrenecekler. Aklıma televizyondaki sunucu herif geliyor. Şimdi onu daha iyi anlıyorum. Eminim oradan bakıldığında yüzümdeki acınası çaresizlik okunabiliyordur. Ve emin olun, içinde bulunduğum durum sunucununkinden çok daha beter.</p>
<p>“Nereden geliyor lan o ses?!”</p>
<p>Bacağımın altından geldiğini farkediyor. Beni ittirip telefonu alıyor. “Konuş,” diyor bana, “ama sakın saçmayayayım deme.” Telefonu açıp hoparlör moduna alıyor.</p>
<p>“A – alo.”</p>
<p>“Aramışsın biraz evvel, duymadım&#8230;”</p>
<p>* * *</p>
<p>Kaşımdan sızan kanın sıcaklığını hissedebiliyorum. Yüzümdeki küçük kılların arasından kendine bir yol çizip aşağılara doğru iniyor&#8230;</p>
<p>İki polis de karşımda. İri kıyım olanı yüzümü avuçlarının arasına alıp sallıyor. “Akıllandın mı?” diye fısıldıyor. Kafamı yukarı aşağı oynatıyorum. Bu, “evet” demek. Gerçekten “evet,” diyemiyorum çünkü ağzım bağlı. Polis, ellerinin arasındaki yüzümü tekrar sallayıp “aferin,” diyor. Ardından, ağzımdaki mendili çenemin altına bırakıyor. Kanlı mendil bir fular gibi duruyor boynumda.</p>
<p>Kelimeleri toplarlayıp “Neden yapıyorsunuz bunu?” diye soruyorum.</p>
<p>“Biraz eğlenip gidecektik. Ama sen gidip, arkadaşına ispiyonlamaya kalktın bizi. E ne yapsaydık; madalya takacak değildik ya.”</p>
<p>Adamlar ağzımı çöztüler ama ellerim hala arkadan bağlı. Kelepçenin demiri bileklerimi sızlatıyor. Ve bu sırada gün ağarmaya başlıyor. Hava yarı karanlık, yarı aydınlık.</p>
<p>Polis devam ediyor: “Ne yapalım şimdi sana?”</p>
<p>Dönüp, aynı soruyu diğer polise soruyor.</p>
<p>“Vuralım gitsin bence,” diyor diğer polis.</p>
<p>İri kıyım olanı silahını kabzasından çıkarıp bana doğrultuyor. Diğeri arkama geçip kanlı mendili tekrar ağzıma geçiriyor. Oturduğum yerde tepinip sesimi duyurmaya çalışıyorum. Ama ikisi de boşa. Gözlerimi kapatıp mendilin altından bağrınmaya devam ediyorum.</p>
<p>“Klik” sesi geliyor kulağıma. Ardından kahkaha sesleri.</p>
<p>Gözlerimi açıyorum.</p>
<p>“Siktir et,” diyor karşımdaki polis, “polise gidecek değil ya.” Silahını indirmiş. Ve gülmeye devam ediyorlar.</p>
<p>Arkamdaki polis kelepçemi açıyor. Bileklerimin rahatladığını hissediyorum. Sonra, kafamın arkasına hafifçe vurup diğerinin yanına geliyor. İri kıyım olan silahını tekrar kabzasına sokuyor. Ve eliyle ateş eder gibi yapıyor.</p>
<p>Çekip gidiyorlar&#8230;</p>
<p>Ağzımdaki bağı çıkarıp atıyorum. Kızaran bileklerimi ovuşturuyorum.</p>
<p>“Televizyondaki program devam ediyor mudur?” diye geçiyor aklımdan. Ve hala doğru düzgün bir sigara içebilmiş bile değilim.</p>
</div>
<br />Filed under: <a href='http://muratelgin.wordpress.com/category/hikayelerim/'>Hikayelerim</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/muratelgin.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/muratelgin.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/muratelgin.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/muratelgin.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/muratelgin.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/muratelgin.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/muratelgin.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/muratelgin.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/muratelgin.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/muratelgin.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/muratelgin.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/muratelgin.wordpress.com/41/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/muratelgin.wordpress.com/41/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/muratelgin.wordpress.com/41/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=41&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muratelgin.wordpress.com/2011/06/01/gecenin-2si/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36df57a40d4172a6cb663051930c9200?s=96&#38;d=&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">muratelgin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Week-end&#8221;</title>
		<link>http://muratelgin.wordpress.com/2011/03/29/week-end/</link>
		<comments>http://muratelgin.wordpress.com/2011/03/29/week-end/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 22:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muratelgin.wordpress.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Burjuva eleştirisi yapılırken yabancılaşma/duyarsızlık gibi unsurlar sıkça kullanılır. Örneğin, Michael Haneke bu tür anlatının en yetkin isimlerinden birisidir. &#8220;Benny&#8217;s Video&#8221; ve &#8220;Cache&#8221;yi ele alalım. Hemen her insan üzerinde ağır travmatik etkiler yaratacak olaylar (öldürmek ve ölüme şahit olmak) Haneke karakterleri tarafından olağan dışı bir sükunetle karşılanır. Bu olayları ya umurasamazlar, ya da umursamamanın gündelik yollarına [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=30&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify">
<p>Burjuva eleştirisi yapılırken yabancılaşma/duyarsızlık gibi unsurlar sıkça kullanılır. Örneğin, Michael Haneke bu tür anlatının en yetkin isimlerinden birisidir. &#8220;Benny&#8217;s Video&#8221; ve &#8220;Cache&#8221;yi ele alalım. Hemen her insan üzerinde ağır travmatik etkiler yaratacak olaylar (öldürmek ve ölüme şahit olmak) Haneke karakterleri tarafından olağan dışı bir sükunetle karşılanır. Bu olayları ya umurasamazlar, ya da umursamamanın gündelik yollarına başvururlar.   <span id="more-30"></span></p>
<p>Jean-Luc Godard da buna benzer bir hikaye anlatıyor &#8220;Week-end&#8221;de. En başta bahsini ettiğim meseleleri merkeze yerleştirip sistemi yaylım ateşine tutuyor. Üstelik bunu gerçeklikten alabildiğine uzak bir şekilde yaparak seyircinin de olan bitene yabancılaşmasını sağlıyor. Yeni Dalga&#8217;nın alamet-i farikalarından oyuncuların kameraya dönüp konuşmaları da bu anlatıya destek çıkıyor. Bu yolla biz de işin sorumluluğu kısmında payımıza düşeni alıyoruz. Mesela filmin başlarındaki meşhur trafik sıkışıklığı sahnesi. 10 dakikalık tek bir sağa pan&#8217;dan ibaret olan sahnede durmaksızın çalan kornalar beynimizi o denli uyuşturuyor ki, sahnenin sonunda şahit olduğumuz kanlı manzaraya sesimizi çıkart(a)mıyoruz.</p>
<p>Filmde irili ufaklı onlarca absürdlük ve umursamazlık hali tasvir ediliyor. Birkaç örnek verelim: Corinne yanmakta olan arabalarından güç bela kendini kurtardıktan sonra pahalı markalı çantasının derdine düşüyor. Geçirdikleri kazada sevgilisi ölen genç kız, kendilerine çarpan araçtaki alt-orta sınıf mensubu bireye sevgilisinin zenginliği üzerine ağıt yakıyor. Etrafta toplanan kalabalık da gülen yüzlerle onları izliyor. (Sahnenin sonunda oyuncular toplu olarak kameraya poz verirken fonda Enternasyonal Marşı çalıyor.) Corinne yol kenarında tecavüze uğrarken kadının imdat çığlıklarını duyan kocası kılını bile kımıldatmıyor. Ve finalde, yediği etin ölen kocasına ait olduğunu öğrenen Corinne, yemekten bir tabak daha alabileceğini söylüyor&#8230; Filmi izlemeyen biri bu yazdıklarımdan sonra &#8220;Week-end&#8221;in vahşet dolu bir film olduğunu düşünür. Ama durum hiç de buradan göründüğü gibi değil. Godard tüm bunları mizahi bir tonda anlatıyor. İşte bu içine düştüğümüz/düşürüldüğümüz arada kalmışlık hali filmi bir kat daha rahatsız edici kılıyor. Ki, üstadın amaçladığı şey de bu&#8230; Fakat Godard&#8217;ın seyirciye oynadığı oyunlar bu kadarla sınırlı değil. Ekranın kararmasıyla beliren &#8220;Fin de Cinema&#8221; ibaresiyle son çiviyi de çakmış oluyor.</p>
<p>Hatırlatmakta fayda var; Jean-Luc Godard, 1968 olaylarının alevlenmeye başlamasıyla beraber militan sinemaya geçiş yaptı. &#8220;Week-end&#8221;de bu geçişin kuvvetli sinyallerini görmek mümkün. Filmin yoğun siyasi tavrını bunu dikkate alarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.</p>
</div>
<br />Filed under: <a href='http://muratelgin.wordpress.com/category/sinema-yazilari/'>Sinema Yazıları</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/muratelgin.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/muratelgin.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/muratelgin.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/muratelgin.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/muratelgin.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/muratelgin.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/muratelgin.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/muratelgin.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/muratelgin.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/muratelgin.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/muratelgin.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/muratelgin.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/muratelgin.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/muratelgin.wordpress.com/30/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=30&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muratelgin.wordpress.com/2011/03/29/week-end/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36df57a40d4172a6cb663051930c9200?s=96&#38;d=&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">muratelgin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sinemada Katharsis Üzerine</title>
		<link>http://muratelgin.wordpress.com/2011/03/16/sinemada-katharsis-uzerine/</link>
		<comments>http://muratelgin.wordpress.com/2011/03/16/sinemada-katharsis-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 20:32:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muratelgin.wordpress.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Filmler hakkındaki beğeniyi dile getirmek için kullanılan bazı kalıplaşmış sözler vardır. En sık işitilen iki tanesi “Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım” ve “Çok sürükleyici bir filmdi” olsa gerek. Bu övgü cümleleri aynı zamanda genel izleyici kitlesinin sinemadan beklentisini ortaya koyuyor: Güzel vakit geçirmek. Çünkü filmlerle arasına mesafe koymak, becerebildiği veya olmasını istediği bir şey değildir seyircinin. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=26&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify">
<p>Filmler hakkındaki beğeniyi dile getirmek için kullanılan bazı kalıplaşmış sözler vardır. En sık işitilen iki tanesi “Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım” ve “Çok sürükleyici bir filmdi” olsa gerek. Bu övgü cümleleri aynı zamanda genel izleyici kitlesinin sinemadan beklentisini ortaya koyuyor: Güzel vakit geçirmek. Çünkü filmlerle arasına mesafe koymak, becerebildiği veya olmasını istediği bir şey değildir seyircinin. İşte, klasik anlatının kodları bu dürtüyü beslemek üzerine şekillenmiştir. Birincil unsur özdeşleşmesi kolay karakterlerle izleyici kibarca filmin ortaya koyduğu sahte dünyaya davet etmektir. Gerisi çorap söküğü gibi gelir zaten. Ve finalde hikayenin nihai bir sonuca bağlanmasıyla beklenen duygu boşalımı (katharsis) yaşanır. Ancak yaşanılan “rahatlama” hissi bir yanılsamadan ibarettir. Salondan çıktığınızda &#8220;güzel&#8221; anları geride bırakırsınız. Bu noktada katharsisi bir çeşit masturbasyona benzetmek yanlış olmayacaktır.   <span id="more-26"></span></p>
<p>Ana akım sinemanın zihin uyuşturan etkisine tepki olarak ortaya çıkan akımlar, klasik anlatı kurallarına meydan okuyarak işe başlamışlardır. Yaptıkları ilk şey Brecht’in Epik Tiyatro teorisini sinemaya uyarlayıp katharsisi reddetmek olmuştur. Bunun en güçlü örneklerini Fransız Yeni Dalgası ve İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nde görmek mümkün. Son 20 yılda ise özellikle Michael Haneke&#8217;de.</p>
<p>Dramatik yapıdaki keskin çizgilerle belirnen karakter unsurları, yerini grinin tonlarına bırakmıştır. Bu sayede özdeşleşme meselesinin önüne geçilmiş, hikayeye diyalektik bir bakış açısı hakim olmuştur. İzleyicinin finale odaklanmasını engellemek için ucu açık, bir sonuca varmayan sonlar hazırlanmıştır. Beri yandan, kasıtlı senkron kaymaları, zaman zaman izin verilen çekim hataları, oyuncuların kameraya (seyirciye) konuşmaları vs gibi durumlar yine katharsise ulaşma noktasında bizzat yönetmenlerin koyduğu engellerdir.</p>
<p>Katharsise karşı çıkan sinemacıların temel meselesi; seyirciye, izlediklerinin &#8220;sadece&#8221; bir film olduğunu hatırlatmaktır. Amaçlanan, izleyicinin filmin parçası olmaktan çıkıp, perdede olan biteni sorgulamaya başlamasını sağlamaktır. Böylesi filmlerin rahatsız edici olmasının sebebi de burada yatıyor. Çünkü seyirci çemberin dışında kalmıştır. Ve zaman zaman röntgenci konumuna düş(ürül)mesiyle kendisini yaşanınların sorumlusu olarak görmeye başlar. Şüphesiz, böylesi bir deneyim, farklı beklentilerle yolan çıkan izleyiciyi mutlu etmeyecektir.</p>
<p>Toparlamak gerekirse&#8230;</p>
<p>Sanat; eğlenmek için değil, sarsılıp kendimize gelmek için vardır. Katharsise sırtını dayayan klasik sinema seyri güzel anlar yaşatabilir, doğru. Ama filmi izledikten sonra salondan çıkarsınız, ve sadece o kadar&#8230; Sinema üzerinden farkındalık yaratmak istiyorsanız; seyirciye zor anlar yaşatmalı, provakatif işler ortaya koymalısınız.</p>
</div>
<br />Filed under: <a href='http://muratelgin.wordpress.com/category/sinema-yazilari/'>Sinema Yazıları</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/muratelgin.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/muratelgin.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/muratelgin.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/muratelgin.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/muratelgin.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/muratelgin.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/muratelgin.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/muratelgin.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/muratelgin.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/muratelgin.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/muratelgin.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/muratelgin.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/muratelgin.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/muratelgin.wordpress.com/26/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=26&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muratelgin.wordpress.com/2011/03/16/sinemada-katharsis-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36df57a40d4172a6cb663051930c9200?s=96&#38;d=&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">muratelgin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Uçurumun Kenarında</title>
		<link>http://muratelgin.wordpress.com/2010/12/22/52/</link>
		<comments>http://muratelgin.wordpress.com/2010/12/22/52/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 01:12:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayelerim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muratelgin.wordpress.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Uçurumun kenarında dikilmiş aşağıya bakıyorken bazı şeyleri düşünmeniz daha kolay oluyor. Tanrının(?) varolup olmadığını sorgulamaktan bahsetmiyorum. Atom çekirdeğini parçalayıp atom bombasının nasıl yapıldığını tartışmaktan da öyle.   O anda cevap bulmanız gereken daha önemli sorular vardır. Neden orada olduğunuzdan başlayabilirsiniz. Biliyorum, başka çarenizin kalmadığını söyleyeceksiniz. Ama size tavsiyem; yaşamaya devam edip tamamen dibe vurmayı deneyin. Kendinizi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=52&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="justify">
<p>Uçurumun kenarında dikilmiş aşağıya bakıyorken bazı şeyleri düşünmeniz daha kolay oluyor. Tanrının(?) varolup olmadığını sorgulamaktan bahsetmiyorum. Atom çekirdeğini parçalayıp atom bombasının nasıl yapıldığını tartışmaktan da öyle.   <span id="more-52"></span>O anda cevap bulmanız gereken daha önemli sorular vardır. Neden orada olduğunuzdan başlayabilirsiniz. Biliyorum, başka çarenizin kalmadığını söyleyeceksiniz. Ama size tavsiyem; yaşamaya devam edip tamamen dibe vurmayı deneyin. Kendinizi öldürmekten daha etkili olacaktır.</p>
<p>Ertesi günkü gazetelerin üçüncü sayfalarını hayal edin.</p>
<p>Şöyle yazıyor: “X yerde tanınmayacak halde olan bir erkek cesedi bulundu. Şahsın kimlik çalışmaları sürüyor.”</p>
<p>Olmasını düşündüğünüz son bu mu? Kimse adınızı bilmiyor. Kimse yaşınızı bilmiyor. Bilinen tek şey üzerinizde siyah bir pantolon ve palto olduğu. Tanınmayacak haldeki yüzünüzün mozaikle kaplandığı fotoğraflarda gözükenler sadece bu ikisi…</p>
<p>Hayır, sizi intihardan vazgeçirmeye çalışıyor değilim. Yalnızca, bunun için daha iyi yolların olduğunu söylüyorum.</p>
<p>İşlek bir yolda uygun anı bekleyip kendinizi bir kamyonun önüne atabilirsiniz mesela. Şoför sizi farkettiğinde çok geçtir. Çoktan aracın lastikleri altında metrelerce sürüklenmiş olursunuz.</p>
<p>Veya bir şırınga alın. İçini havayla doldurun ve damarınıza enjekte edin. Kısa bir süre içinde boğularak öleceksinizdir…</p>
<p>Yine de karar sizin. Benim yapabileceğim tek şey öneride bulunmak. Hazır söz açılmışken izin verirseniz son bir öneride daha bulunayım: Hangi yolu uygulayacaksanız uygulayın, yapacağınız ilk şey bir sigara yakmak olsun. Belki kararınızdan vazgeçersiniz ve yıllar sonra akciğerlerinizde karbonmonoksit ve katran birikmesinden dolayı nur topu gibi bir kanseriniz olur. Belki tercih edeceğiniz ölüm şekli budur…</p>
</div>
<br />Filed under: <a href='http://muratelgin.wordpress.com/category/hikayelerim/'>Hikayelerim</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/muratelgin.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/muratelgin.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/muratelgin.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/muratelgin.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/muratelgin.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/muratelgin.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/muratelgin.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/muratelgin.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/muratelgin.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/muratelgin.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/muratelgin.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/muratelgin.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/muratelgin.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/muratelgin.wordpress.com/52/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=muratelgin.wordpress.com&amp;blog=8731594&amp;post=52&amp;subd=muratelgin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muratelgin.wordpress.com/2010/12/22/52/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36df57a40d4172a6cb663051930c9200?s=96&#38;d=&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">muratelgin</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
